23 Mart 2010 Salı

TÜRKİYE'NİN BAŞI SAĞOLSUN




22 Mart 2010 Pazartesi

K O N S A N T R A S Y O N

Turkcell Süper Ligin sonlarına doğru gelirken, herkes de başladı acaba şampiyon kim olur.. Kim küme düşer.. Kendi çapımızda debelenip duruyoruz.. İşte o şike yaptı.. O onu kayırdı falan da filan da.. İşin gerçeği şu ki Türk insanı iyi futbolu biliyor ama bunun bu ülkede uygulanmasını istemiyor.. Türkiye'de futbol falan oynanmıyor.. Seyrettiğimiz oyundan ne zevk alıyoruz ne de keyif.. Aman 3 puanı alalım da şampiyon olalım diye tepeleniyoruz durmadan.. Şampiyon olalım da rakip takımın taraftarlarıyla dalga geçeyim diye bekliyoruz.. Ne bir futbol kültürümüz var ne de bir stilimiz.. Milli takımla 90.dakikalarda gol atıp günü kurtarma operasyonlarını hariç tutuyorum.. Bazen düşünüyorum, hem taraftar hem de futbolcu açısından; Maça ne amaçla gidiyorlar bizde.. Bence kendileri de buna cevap veremez.. Bizdeki futbol seyircisi neden stadlara gittiğini bilmiyor.. O yüzden de hiçbir zaman taraftar apoletini yakasına takamıyor..

Şampiyonluk tahminime değinmeden, Türkiye'nin Avrupa'da en vizyonlu takımı hakkında bir dip not vermek istiyorum.. Geçen Atletico Madrid maçında 1 dakikada kırmızı kart gören Caner ve dünkü Trabzonspor maçında kundaktaki bebek kadar çaresiz Emre Güngör.. Bunlara hata diyebilsek bu yazıyı yazmazdım.. Çünkü herkes hata yapar.. Bunun adı sorumsuzluk, laubalilik ve sıfır konsantrasyon.. Bu adamların Allah aşkına büyük takımlarda ne işleri var.. Senin hayatın futbol kardeşim.. Bu senin namusun.. Sen namusunu elinle çiğneyebiliyorsan kendin toplayacan tasını tarağını ve defolup gideceksin.. Çünkü seni gönderecek yönetimler yok bizim ülkemizde.. Herkes hata yapar, bir sonraki haftalara bakalım.. Dert değil.. Tabii canım ne de olsa halk bekler, sen zaten senede ne kazanıyorsun ki oynadığın futboldan..

Şampiyonluk = K O N S A N T R A S Y O N derim her zaman.. Yeşil yol diye bir film vardı.. İdam suçu işlemiş birinin elektrikli sandalyeye oturmadan önceki yürüdüğü ince uzun sessiz bir yol vardı.. O yola girince tüm gerçekle yüz yüze gelmiş oluyordu.. Şampiyonluk yolu da buna benziyor işte.. O yola girmeden yolun sonunu göremezsin.. Bunun için birliktelik ister, konsantrasyon ister, emek ister ve akıl ister.. Şu anki görüntüyle bu yola girebilmiş sadece iki takım var ülkemizde.. Biri Beşiktaş, diğeri Bursaspor.. Yani şu an için benim şampiyon tahminim iki takım.. Yalnız diğer 2 kabadayı büyük için çok büyük bir fırsat var o yola girebilmek için bu hafta sonu.. Galatasaray- Fenerbahçe oynuyor bu hafta sonu Sami Yen'de.. Birbirlerini 2 sene önce yaptıkları gibi bitirip maçı yarıda bırakma ihtimalleri de var bence ancak kazanan takımın yine de aklını başına getireceğini ve şampiyonluk yoluna isteksiz de olsa zoraki derbi maçı sayesinde gireceğini düşünmekteyim.. Tahminim sırasıyla Beşiktaş, Bursaspor ve minik ihtimal bu hafta sonu derbiyi kazanan şampiyon olur şeklinde bu sene Turkcell Süper Ligimizde.. Kısaca Anamızın Liginde..

19 Mart 2010 Cuma

Futbolun Tele Vizyonu


19 Mart Cuma
20:00 Kasımpaşa-Beşiktaş (Lig Tv)
21:30 Köln-M.Gladbach (TRT-3)

20 Mart Cumartesi
16:30 E.Frankfurt-Bayern Münih (TRT-3)
17:00 Stoke City-Tottenham (Spormax)
19:00 Fenerbahçe-Gaziantepspor (Lig Tv)
19:30 Arsenal-West Ham United (Spormax)
19:30 B.Dortmund-Leverkusen (TRT-3)
21:00 Real Madrid-S.Gijon (Ntvspor)
22:00 Lens-Sochaux (Kanal A)
22:00 Palmeiras-Ponte Preta (Spormax)

21 Mart Pazar
13:00 Zenit Pettersburg-S.Moskova (Spormax)
15:30 Manchester United-Liverpool (Spormax)
16:00 AC Milan-Napoli (Ntvspor)
16:30 Hamburg-Schalke (TRT-3)
17:00 Fulham-Manchester City (Spormax)
18:00 Bordeaux-Lille (Kanal A)
18:30 Wolfsburg-Hertha Berlin (TRT-3)
19:00 Blackburn Rovers-Chelsea (Spormax)
19:00 Trabzonspor-Galatasaray (Lig Tv)
20:00 Boca Juniors-River Plate (Ntvspor)
22:00 Real Zaragoza-Barcelona (Ntvspor)
22:00 Marsilya-Lyon (Kanal A)
22:00 Barueri-Corinthians (Spormax)

Herkese iyi seyirler.. Seçin seçebildiğinizi.. Koyu renklere dikkat derim..

Barcelona vs Manchester United Finaline Doğru

Az önce Şampiyonlar Liginde ve UEFA Avrupa Liginde çeyrek final eşleşmeleri belli oldu:

Şampiyonlar Liginde Eşleşmeler;
Inter - CSKA Moskova / Arsenal - Barcelona
Bayern Münih - Manchester United / Lyon - Bordeaux

UEFA Avrupa Liginde ise;
Hamburg - Standard Liege / Fulham - Wolfsburg
Valencia - Atletico Madrid / Benfica - Liverpool

İtalyan Futbolunun Sonu

Hadi canım sende bu başlıkta nereden çıktı şimdi.. Son dünya kupasını kim kazandı.. Bi baksana.. Oturmuşsun yazıyorsun kafana göre.. Dünyanın en karizmatik, en çok kazanan, en taktiksel ve en becerili ve en fırsatçı ve en süper yıldız futbolcuları İtalyan.. Serie A dünyanın en popüler ligi.. Sen kim oluyorsun da İtalyan futbolunun sonu geldi diyorsun..

Esasında ben de hayranım onların İtalyan duruşuna.. Sahaya maça çıkar gibi değil de, bir defileye çıkar gibi olmalarına.. Ancak artık çağımızın futbolunda sökmüyor bu.. Yukarıda yazılanların hepsi doğru.. Hatta eskiden İtalyan futbolu için en mücadeleci, en kuvvetli, en serti derdik.. Artık diyebiliyor muyuz acaba.. Her şeyin enleri onlarda ama en az koşan ve en az mücadele eden futbolu da İtalyanların şu dönemlerde.. Hala koşmayan süper yıldızlarla sonuca gideceklerini, karizmanın topu filelerle rahat buluşturabileceğini düşünüyorlar ama yanılıyorlar.. Eski süper yıldızların 15 yıldır hala takımlarının olmazsa olmazı olması da İtalya'da genç yeteneğin gelişmediğinin bir göstergesi.. Ne yani 36 yaşındaki Del Piero, çocuğu büyüyene kadar idare mi edecek İtalyan futbolunu.. ya da 34'lük Totti.. Mümkün mü böyle bir şey.. Yaş ortalaması 30 civarı olan Juventus, Milan, Inter gibi büyük bütçelere sahip büyük takımların hala karizma ve moda aşkıyla 10 numara(!) transfer anlayışı daha ne kadar sürecek.. Ve aldıkları o süper yıldızların genç İtalyan Gattusoların önünü kapaması.. Gerçi bizde de durum aynı değil mi.. Ne de olsa aynı güneş yükseliyor tepemizde..

Geçtiğimiz yıllarda Avrupa Kupalarında finallere baktığımızda aman ya yine mi Serie A maçı izleyeceğiz dediğimiz günleri mumla arıyor İtalyanlar.. Artık çeyrek finale bile ulaşamayan karizmatik İtalyanlar, bu gidişle daha çok ararlar şu günleri bile.. İngiltere Milli Takımında oynasın diye Milan'ı her maç 10 kişi oynatan David Beckham zihniyetinin iflas ettiğini görmeli artık İtalyan futbolu..

Dün gece itibariyle Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi'nde çeyrek finale kalan takımlar belli oldu.. Yıldızlar topluluğu takımların değil de 90 dakika koşan, mücadele eden takımların tur atladığı, sistemin kazandığını gördük bu hafta.. (Örnekler: Lyon, CSKA, Fulham, Standard..)

Sözün kısası koşmayana, mücadele etmeyene mama yok.. Karizma ve 255 milyon euroluk transferler güme gitti.. Yerine sisteme göre futbolcu transferi kazandı.. Çağa ayak uyduramayanlar hep geride kalacak artık..

Adını her daim finallerde gördüğümüz karizmatik İtalyan takımları ise 8+8 içinde sadece tek takımda kaldı.. O da hala 38'lik Zannetti'lere bel bağlamış Inter.. Kimin sayesinde acaba.. İtalyan basınıyla şu aralar sürekli didişen ve burada her defasında mutsuz olduğunu dile getiren Mourinho sayesinde olmasın sakın.. Tabii ki Mourinho farkıyla.. İtalyanlar için hala bir can simididir Mourinho şu günlerde.. Onu da kaybederlerse denizin dibini boylarlar..

17 Mart 2010 Çarşamba

Sistemin Çöküşü

Futbol futbol dedik.. Sonunda futbolu da katlettik.. Artık iddaa kuponlarına özellikle Türkiye'de oynanan maçlara; Maç tamamlanabilir mi? seçeneği eklenirse hiç şaşırmayın.. Bir ülke yönetiminde, hangi sektörde, hangi dalda olursa olsun, sen sağlam temellere dayalı bir ceza sistemini yürürlüğe sokamıyorsan, bu ülkeden ne beklersin ki.. Sadece futbol mu? Hangi alanda verebildik ki suçlulara cezalarını.. Neden uygulayamadık yasalarda yer alan cezaları? Bunun içine girersek muhtemelen bu yazı bitmez, yazının akıbeti ise belirsizleşir.. Yazık ki şeffaf bir şey göremiyoruz bu ülkede.. Hep kapalı kapılar ardında, daha önce tasarlanmış senaryoları yaşıyoruz susarak ve sinerek..

Koy yasaya maddeleri.. Sok milletin gözüne şunu şunu yaparsan şöyle olur diye.. Herkese eşit ver cezaları.. Ağırlaştır kardeşim şu cezaları.. Yok ama, şu rengin cezası şu, diğer rengin ki bu dersen, kaçırırsın böyle ipin ucunu.. Öyle bir sistem yaratılmalı ki, kimse bir cezaya tahkim kuruluna müracat ederek itiraz edemeyecek bir hale gelmelidir.. Bizde kime ceza verilse hayda yürü tahkime.. Onlarda renge ve kafaya göre indiriyorlar çıkarıyorlar cezaları.. Ne oluyor ya.. Ne bu rezillik.. Bize de bir Heysel veya bir Hillsborough faciası mı gerekiyor acaba.. Ne zaman akıllanacağız biz.. Ya da ne zaman akıllanmamıza izin verilecek..