30 Temmuz 2010 Cuma

Taraftara Kulak Verin!!!

Son 25 yılda Galatasaray taraftarı, çok başarı yaşadı, çok acı çekti, çok şey gördü.. Diğer Türk kulüplerinden en büyük farkı işlem hacmi çok yoğun geçti Galatasaray'ın bu süreçte.. Taraftarda oldukça bilinçli.. Neyin ne olduğunu çok iyi biliyorlar.. Her türlü üzüntüyü ve sevinci yaşadıkları için, şu an gördükleri ve görecekleri tabloyu çok rahat copy paste yaparak analizleyebiliyorlar.. Taraftar bu takıma, kaleci, stoper, yaratıcı orta saha ve forvet gerektiğini gayet iyi biliyor ve bunu her fırsatta yöneticilerine hissettiriyor.. Yöneticiler ne yapıyor.. Birbirleriyle didişiyor bir de yalandan demeçler veriyor; '5 yabancı futbolcu ile anlaştık.. Hollanda kampının 2. veya 3. gününde takımla beraber çalışacaklar..' Hollanda kampı sona erdi.. Avrupa Kupası ilk maçı da oynandı.. Hani nerede Sayın Yöneticiler, takımın ihtiyacı olan anlaştığınız yabancı oyuncular.. Taahhütlerinizi yerine getiremeyecekseniz, orada ne işiniz var.. Neyin peşindesiniz.. Transfer konusunda bu sene tasarruf yapacaksanız, neden 5 adam hazır diyorsunuz.. Neden insanları yalandan beklenti içine sokuyorsunuz.. Kombine satmak için mi.. Merak etmeyin Galatasaray taraftarı her zaman olduğu gibi, 3 yıllık kombinelerini tıkır tıkır aldılar.. Her ayda, şu ekonomik zorluklarda ay ay taksitlerini ödemeye başladılar.. Bir de utanmadan bu büyük taraftarı kandırıyorsunuz.. Dünkü maçın sonrası yaşlı bir taraftar: 'Biz bu futbolcuları seyretmek için kombine almıyoruz' dedi.. Ben bunu biraz düzelteceğim.. Galatasaray taraftarı, görevinin gereği Galatasaray için kominesini alır.. Görevini yapar.. Başlıca sorumluluğu budur.. Yaşlı taraftar ağabeyim skorun sinirinden, Galatasaray için kombine alınır açılımının içinde gizli olan kelimeleri dışa vurmuş.. Biraz da hak vermek lazım.. Çünkü taraftarında bir sabrı var.. Çünkü herşeyi en iyi taraftar biliyor..

22 Temmuz 2010 Perşembe

Derbinin Anlamını Bilmek!!!

Bir haftadır herkes Alex De Souza'ya kızıyor.. Kendi internet sitesinde 'Galatasaray ile Fenerbahçe arasında nasıl dostluk maçı olabilir ki' demiş.. Sonra özür dilemiş.. Niye doğru söyleyen 9 köyden kovulur ki.. Neden gerçekler konulmuyor tartıya.. Derbi kelimesini bilmeyen adamlar, daima kaybetmeye mahkumdur.. Alex gibiler de ister futbolcu olsun, ister teknik direktör daima kazanırlar.. Derbi maçı bir puan maçı değildir, bir jübile maçı veya bir hazırlık maçı değildir.. Derbi maçı, bir derbi maçıdır.. Böyle maçları sadece bu kelimenin anlamını bilenler kazanırlar.. Sayılı maçlardır ve dünya kupası maçı kadar değerleri vardır.. Derbi maçını karalama defterinde oynayan teknik adamların sonu daima hüsrandır..

Free Bunlar Freeeeee!!!


SIRADAKİNİ KAÇIRMAYIN SAKIN!!!

21 Temmuz 2010 Çarşamba

FM 2010 ve Adanaspor!!!









14 Temmuz 2010 Çarşamba

Guti Beşiktaş'ta!!!

Beşiktaş'tan 3.bomba.. Kimse Uefa mali kriterleri ne olacak, borç batağından bahsetmesin.. Süper bir transfer.. Beşiktaş'ın vizyonu Schuster ile tamamen değişti.. Tebrikler Beşiktaş'a.. Öyle de borçlusun, böyle de.. Çok büyük bir transfer yaptılar.. Geçen seneki Benzema'ya yaptığı topuk pası asisti hala aklımda..

12 Temmuz 2010 Pazartesi

Hollanda 0-1 İspanya


 

10 Temmuz 2010 Cumartesi

Uruguay 2-3 Almanya (3.lük maçı)

Finale Giderken..

Dünya Kupası biterken, şöyle bir toparlamalı neler oldu, neler bitti.. Geneline bakıldığında heyecanlı bir turnuva geçti.. Penaltılara kalan maçın az olduğu, bolca sürprizin yaşandığı, Messi, Kaka, Rooney, Anelka, Torres'in gol atamadığı, bir dolu kader anlarının olduğu 19. Dünya Kupası, Hollanda-İspanya maçı ile rafa kalkıyor.. Ne güzeldir ki iki ülkede henüz bu sevinci yaşamadı.. Hollanda 1974 ve 1978'de kupanın ucundan dönmüş, İspanya ise daha önce yarı finalden öteye gidememişti.. Hollanda, finale gelene kadar oynadığı 6 maçı da kazandı.. İspanya ise turnuvanın ilk maçında İsviçre'den yediği yumruktan sonra, kalan son 5 maçında 5/5 yaptı.. Tabela iki takımında finale hazır olduğunu gösteriyor.. İspanya üzerine konuşacak çok fazla yeni bir şey yok aslında.. Euro 2008 Şampiyonu, Barcelona'nın omurgası, uzay futbolu, her türlü tabir kullanıldı onlar için.. Ama unutulmamalı ki İsviçre, İspanya'nın da yenilebileceğini gösterdi bizlere.. Sahada oynanmadan, belli olmaz bu işler.. Hollanda için turnuva başından beri, başta ben; Hollanda ne oynuyor, anlamadım dedim durdum.. Gösterişsiz, sade, sessiz sedasız oynayarak geçti rakiplerini portakallar.. İşi formda ve mücadele eden yıldızlarıyla bitirdiler.. Brezilya karşısında şansları da yaver gitti, bu gerçek ancak tüm maçları mücadele ederek ve hakederek kazandı Hollanda.. Birisi Total futbolu icad eden Hollandalılar, diğeri de o Hollanda ekolünü Johan Cruyff önderliğinde kendine ilke edinmiş ve günümüz futbolunda en iyi uygulayan Barcelona omurgalı İspanyollar.. Bundan daha güzel final mi olur.. Ahtapot Paul İspanya demiş.. Bende şöyle diyorum; Ahtapot Paul her defasında kendine göre sol tarafındaki midyeyi yiyiyor :) Bilginize..

Hollanda ne futbol oynuyor diyen başta kendime sunuyorum yukarıdaki fotoyu.. 22 Mayıs 2010 Şampiyonlar Ligi Finali.. Alman ve İtalyan takımların finali.. Aralarında filizlenmiş 3 portakal.. Hollanda'nın finale kadar gelişinin tesadüf olmadığını kanıtlayan bir kare..

Bu karelerde de yine aynı finalde oynamış ve kupayı kazanmış kahramanlar var.. Bunlarda Diego Maradona'ya gitsin.. Kalın sağlıcakla..

9 Temmuz 2010 Cuma

Eskiler ve Yeniler

Yandaki kare, ilginçtir ki İstanbul'da çekilmiş.. 2007-08 Şampiyonlar Ligi A Grubu 5. maçında, Lorik Cana'nın kaptanlığını ve Eric Gerets'in teknik direktörlüğünü yaptığı Marsilya, İstanbul'da Beşiktaş'ın rakibiydi.. Beşiktaş maçı Bobo'nun son dakika golü ile 2-1 kazanmıştı.. Nereden nereye.. Biri Galatasaray'ın eski şampiyon teknik direktörü.. Diğeri de herkesin bir anda gündemine oturan yeni oyuncusu.. Düne kadar adı söylendiğinde çok fazla bilinmeyen adam, şimdi omuzlarda ve el üstünde.. Yenilere başarı dilerken, eskilere de laf açılmışken selam edelim istedim.. Eric Gerets, çay içmeyede bekleriz.. Seni unutmaz Galatasaray taraftarı.. Bu arada bir dip not: Lorik Cana, Beşiktaş ile oynadığı iki maçta da kaptan olarak sahaya çıkmış ve kart görmemiş..

Neron Yaktı, Rosella Batırdı!!!

İtalya'nın en köklü kulüplerinden AS Roma, mali sıkıntılardan dolayı borçlu olduğu Unicredit Banca di Roma'ya devroldu.. Roma kulübünün içinde bulunduğu borcun 325 milyon euroyu bulduğu konuşulurken, Roma devrolana kadar kulübün idaresini, Sensi Ailesi sürdürmeye devam edecek.. 

8 Temmuz 2010 Perşembe

Lorik Cana Galatasaray'da

Orta sahası zaafiyet içindeki Galatasaray, bu bölgeye ilk takviyesini, Sunderland'ten 27 yaşındaki Arnavut Lorik Cana ile yaptı.. Tek başına bakıldığında dolu dolu bir transfer değil gibi gözüküyor, ancak takım oyunu anlayışına uygun, 1.86 boyu ve inatçılığı ile Galatasaray'a gerekli olan bir adam olduğunu düşünüyorum.. 4,5 milyon euroya değer mi değmez mi bunu hiçbirimiz bilemeyiz.. Bekleyip göreceğiz.. Lorik Cana'nın yanına eğer bir de Kim Kallström'ü eklerse sarı kırmızılı ekip, tadına doyum olmaz bir Galatasaray orta sahası izletebilir bizlere.. Galatasaray, tribüne göre değil, takıma göre transfere başladı.. Doğrusu da bu..

Sahada da Rahat Yok!!!

İspanyol kaleci Iker Casillas, maçlarda bile sevgilisi Sara Carbonero'dan kurtulamıyor.. Eee sevgilin televizyona bağlı bir spor spikeri olursa.. Olacağı bu.. İstemem sol cebime koy, kim istemez böyle sevgiliyi.. Ünlü kalecinin hem başarısının, hem de başarısızlığındaki sır..

Kim Kallström Galatasaray Yolunda!!!

Galatasaray, orta sahasına çok gerekli olan adamını buldu.. Geçen yıldan beri almak istediği İsveçli Kallström, 5 milyon euroluk bonservis bedeli karşılığı Galatasaraylı olmaya hazırlanıyor.. Oyunun her iki yönünü de çok iyi oynayan, kuvvetli, şut atabilen ve golcü Kallström tam Galatasaray'a uygun bir adam.. Hacken (69 maç 14 gol), Djurgardens (48 maç 26 gol), Rennes (83 maç 20 gol) ve son olarak Lyon (134 maç 14 gol) formalarını giydi.. İsveç milli takımı ile çıktığı 78 maçta 13 gol kaydetti..

Auf Wiedersehen

7 Temmuz 2010 Çarşamba

Almanya 0-1 İspanya

İki takıma da saygı duymak lazım.. Euro 2008'in finalistleri.. 2010'un yarı finalistleri.. Hele Almanya'ya helal olsun.. 19 turnuvada 12 yarı final.. Müthiş başarı.. İspanya kabul etmek gerekir ki biraz farklı pas alışverişi yapıyor.. Farkı çok açık ancak dün akşam golü kim atsa finali alacaktı.. İspanya attı finali kaptı.. Hem de ummadıkları kule Alman defansından bir korner golüyle.. Kimse İspanya çok iyi oynuyor diye bahsetmiyor ama Mesut'un Ramos tarafından sol ayağına aldığı darbe her yerde fauldur ve penaltıdır.. Pozisyon orta sahada olsa hakem faulu verecekti.. Burada hep şuna takılınılıyor.. Penaltı penaltı gibi olmalı.. O zaman nasıl çıkılacak bu işin içinden.. Kural kitaplarına da öyle mi yazılacak yani.. Pozisyon penaltı ama, penaltı gibi değil..

Uruguay 2-3 Hollanda

Hollanda ne oynuyor hala anlamış değilim.. 1988 yılından kalma bir sempatim var Hollanda'ya.. Gerçi o takım çok daha iyiydi.. Ama olsun bu sene portakal yılı olsun.. 3 final oynayıp hepsinde kaybetmiş bir ülke olmasın Hollanda.. Bu yük fazla onlara.. Zaten küçük bir ülke.. 1-1 iken Sneijder'in golünde Van Persie ofsayttı.. Atı alan Üsküdar'a geçmiş.. Bu arada Sneijder çarpa çurpa gol kralı olacak böyle giderse..

4 Temmuz 2010 Pazar

Yarı Finaller

    6 Temmuz Salı

vs


    7 Temmuz Çarşamba

vs                                                                                                           
                                                                                                  

Dünya Kupası Tarihinin Golcüleri


1. Ronaldo (Brezilya) - 15 Gol

2. Miroslav Klose (Almanya) - 14 Gol
    Gerd Müller (Almanya) - 14 Gol

3. Just Fontaigne (Fransa) - 13 Gol

4. Pele (Brezilya) - 12 Gol

5. Klinsmann (Almanya) - 11 Gol
    Sandor Kocsis (Macar) - 11 Gol

3 Temmuz 2010 Cumartesi

Don't Cry 4 Me Argentina(!)

Almanlar zafer sarhoşu.. Eee hakettiler.. Hem de dile kolay ezeli rakipleri Arjantin ve Maradona'yı 4-0 ile madara ettiler.. Bild manşetlere taşımış hemen zaferi.. Bilgisayarınızın sesi açık olsun.. Madonna'nın Argentina şarkısının nakaratıda çok hoş geliyor kulaklara.. Eee o kadar tiye alacaklar.. Kısaca Almanya Dört Köşe.. Ne diyelim.. En azından Mesut var..     http://www.bild.de/

Paraguay 0-1 İspanya

2010 Dünya Kupasında Gol Krallığı

2010 Dünya Kupasında şu ana kadar David Villa 5 gol ile zirvede.. 4 gol atan 3 futbolcu takipte.. Brezilyalı Felipe Melo'nun kendi kalesine attığı golü FIFA, ortayı yapan Hollandalı Sneijder'e yazmış.. Bilginiz olsun..
Thomas Müller    David Villa     Miroslav Klose                                                                                     
Wesley Sneijder   Robert Vittek    Gonzalo Higuain                                                                      

Diego Milito vs Diego Maradona

İnsan adaşına bunu yapar mı be.. Yılın futbolcusu o bu yıl o kesin.. İtirazı olan yoktur herhalde.. Serie A'da son lig maçında tek golü attı, Şampiyonlar Ligi Finalinde iki golü yine o attı.. İtalya Kupasını getiren golü yine Diego Milito attı.. Öyle bir bakmış ki Maradona'ya soyunma odasında eğlence vardır kesin.. Ama bana sorarsanız Milito da oynasa bir şey değişmezdi.. Almanya maçında bunu daha net anladı herkes.. Sağ bekin hikaye, orta sahan zayıf, sistemin fantezi.. Zanetti ve Cambiasso'yu bin kere aklından geçirdi Maradona bugün ama iş işten geçmişti artık.. Canın sağolsun be Diego.. Senin yanlışların bile güzel.. Ceketli alışamadık zaten sana..

Arjantin 0-4 Almanya