İkinci Dünya Savaşının çalkantıları, uluslararası tüm spor faaliyetlerini durdurarak kötü etkiledi.. Ancak futbol, ayaklarının üzerinde durmayı hızla başardı.. FIFA, 1946'da Lüksemburg'da kongre düzenleyerek Dünya Kupasına hızla devam ve 1950 IV.Dünya Kupasının Brezilya ev sahipliğinde yapılma kararı aldı..Brezilya 1950 deyince, akla ilk gelen gezegenin en büyük stadı Maracana'dır.. Üç katmanlı spor katedralinde şampiyonu belirleyecek maç, Uruguaylı Ghiggia'nın attığı gol, 200,000 kişinin ölüm sessizliğine bürünmesi, yüzyıllar boyu daima hatırlanacak olay olarak tarihteki yerini en başta alır..
IV. Dünya Kupasına sadece 13 takım katıldı.. Arjantin ve Fransa gibi büyük futbol ülkeleri turnuvaya katılmadı.. Futbolun beşiği olarak görülen İngiltere ilk kez 1950 Brezilya Dünya Kupasında yerini aldı.. Elemelerde başarılı olan Türkiye ise mesafe uzaklığı yüzünden turnuvaya gidemedi. Hindistan ise maçları çıplak ayakla oynamak istemesi ve FIFA'nın buna izin vermemesinden dolayı kupaya katılamadı.. 1930 Şampiyonu Uruguay 34 ve 38 kupalarına katılmadığı için bir nevi 38 Şampiyonu İtalya gibi ünvanı koruma şampiyonası gibi bir turnuvaya gelmişti.. Üstelik yine kendi kıtasında..
22 maçın oynandığı kupada toplam 88 gol atıldı ve 1,050,000 kişi maçları izledi.. Kupanın fikstürü 13 takım olmasına rağmen oldukça ilginç, garip bir şekilde belirlendi.. Öyle ki 13 takım 4 tane farklı gruba ayrıldı.. Ancak ilk iki grupta 4'er takım, üçüncü grupta 3 takım, ve son grup sadece 2 takımdan oluştu ki son derece adaletsiz bir dağılımdı bu.. Öyle ki Uruguay Bolivya'yı 8-0 yenerek tek maçla kolayca yarı finalist oldu.. 1. Grupta Brezilya Yugoslavya'nın önünde rahatça yarı finale yükselirken, 2. Grupta İspanya, İngiltere'nin de yer aldığı grubu 3'te 3 yaparak kolay geçti.. Bu grupta İngiltere A.B.D. maçı sonrası gelişmeler çok enteresandı.. A.B.D. İngiltere'yi Gaetjens'in golü ile 1-0 yenmişti.. Ancak İngiliz gazeteleri bu skoru haberleşme hatasıdır olamaz diye yorumlayarak İngiltere'nin A.B.D'yi 10-1 yendiğini yazmışlardı.. 3 takımın olduğu 3. Grupta ise İsveç son iki dünya kupası şampiyonu İtalya'yı 3-2 yenerek eledi ve turnuvanın önemli sürprizlerinden birine imza attı.. Ancak İtalya milli takımının iskeletini oluşturan Torino'nun uçak kazasında 19 futbolcunun ölümü İtalya milli takımını olumsuz yönde çok etkilemişti..
Gruplarını 1. bitiren Brezilya, İspanya, İsveç ve Uruguay yine değişik bir fikstür düzenlemesi yapılarak Final Turu adı altında grup maçları oynadılar.. İlk gün maçlarında Brezilya Kralı Ademir'in 4 gol attığı maçta İsveç'i 7-1 geçti.. Uruguay-İspanya 2-2 berabere kaldı.. 2. gün maçlarında Brezilya İspanya'yı da 6-1 gibi farklı bir skorla geçince herkes artık tamam Brezilya tutulmaz dedi.. Uruguay İsveç'i son dakikalarda bulduğu 2 golle 3-2 yenerek şampiyonluk iddiasını son Brezilya maçına taşıdı.. Brezilya 4, Uruguay 3 puanda idi.. Uruguay Şampiyon olmak istiyorsa maçı kazanması gerekiyordu.. Beraberlik halinde Şampiyon Brezilya olacaktı.. Meşhur Maracana 200,000 kişi ile şölene hazırdı.. İlk yarı 0-0 bitmiş, tüm Brezilyalılar kendinden emindi.. Hele bi de 47'de Friaca'nın golü ile Brezilya 1-0 öne geçince herkes bitti bu iş dedi.. Ancak futbolun neden en çok sevilen spor olduğunun gerçeği, her türlü mucizenin gerçekleşebildiği çağın oyunu futbolun güzelliği, futbolun 90 dakika oluşu ve her neticeye açık olması.. Evet Uruguay Bir Mucizeyi Gerçekleştirdi.. Çok zor olan bir şeyi başardı ve son 25 dakikada bulduğu 2 golle 200,000 Brezilyalı önünde dünya tarihinin en büyük zaferini elde etti.. Üçüncüyü belirleyecek maçta İsveç İspanya'yı 3-1 yenerek 3. oldu.. Turnuvanın gol kralı 9 golle Brezilyalı Ademir de Menezes oldu..16 Temmuz 1950 Rio de Janerio Final
Uruguay 2-1 Brezilya
(Schiaffino 66, Ghiggia 79)
(Friaca 47)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder